Sonsuz Değiliz Hiçbirimiz

0
117

Mahir DOĞU

Bir vapur güvertesindeyiz,

umut iki gök arasında sıkışıp kalmış

biz uzanmışız iki gök arasında

o yıldız benim bu yıldız senin

bizim olmayan yıldızları paylaşmışız.

dünya yetmiyor anlatmaya

biz öldük ey İstanbul…

bir vapur kenarındayız

alabildiğine boğaz, iki yakası

yan yana gelemeyen milyonların içinde

bir can simidi martıların ağzında

tutmaya yelteniyorsun

kayıyor altımızdan köprüler

sarılıyoruz bulduğumuz ilk yılana

biz öldük ey İstanbul…

bir vapur iskelesindeyiz,

beşikte yatan açların ağız kokuları

döküyoruz elimizde kalan son türküleri

elimiz ceplerimizde yürüyoruz

açlar ordusu peşimizde

gülhane parkı şuramızda kaldı

aklımızda yasaklar meydanı Taksim

kaç kez öldük ey İstanbul…

bir vapurun gürültüsündeyiz

deniz ikiye ayrılıyor herkesin içinde

köprüleri geçiyoruz artık

balkonunda kendini asan kadınların

sokak lambalarında gölgelerini bıraktıkları

kocakoca adamların ayak izlerini taşıyoruz.

yüzüyoruz yüzü koyun düşmüş

çocukların hayalleri arasında

kaç kez öldük ey İstanbul…

bir martının kanatlarındayız

sallana sallana geçiyoruz kadıköy rıhtımını

ölüm olsa utanırdı parmak uçlarımdan

ver elini sonrası Galata gölgesi

sonra elimi bırakma!

apaydın oldu şimdi iki gök arası

alacakaranlık kırmızısı kadar aydınlık

süzülüyor lanetlenmiş sesimden Nazım;

-“Güneşin boynunu vurup

kanını göle akıttılar!”

Güvertede sen ben martılar

bir de umutsuzluğumuz.

söylenerek sarılıyoruz, sallanıyoruz

Deniz utanıyor ayaklarımızın altında

…Topla kendini Ey Şehr-i İstanbul. Sonsuz değiliz hiç birimiz.

Mahir DOĞU